• Haberler
  • Ekonomi
  • Savcı Sayan'dan çiftçi borçları ve toprak düzeni hakkında dikkat çeken açıklama

Savcı Sayan'dan çiftçi borçları ve toprak düzeni hakkında dikkat çeken açıklama

Ağrı eski Belediye Başkanı Savcı Sayan, çiftçinin borç yükü, icra süreçleri ve tarım arazileri üzerinden oluşan düzeni sert sözlerle eleştirerek devlete çağrıda bulundu.

Haberin Özeti

  • Savcı Sayan, çiftçilerin artan borç yükü nedeniyle topraklarını kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğunu ifade etti.
  • Bankalardan alınan kredilerin üretimi desteklemek yerine çiftçiyi icra süreçleriyle topraktan uzaklaştırdığına dikkat çekti.
  • Bazı organize yapıların bu arazileri değerinin çok altında alıp daha sonra fahiş fiyatlarla geri satmaya çalıştığını iddia etti.
  • Bu durumun yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda toplumsal huzuru ve üretimi de tehdit eden bir düzen haline geldiğini belirtti.
  • Sayan, devletin bu süreçleri denetlemesi ve çiftçinin toprağının spekülasyon aracı olmaktan çıkarılması gerektiğini vurguladı.

Ağrı eski Belediye Başkanı Savcı Sayan sosyal medya hesabında yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

"Türkiye’nin dört bir yanında, özellikle Anadolu’da çiftçi borçla ayakta kalmaya çalışıyor.
Özel ve devlet bankalarından alınan krediler, üretimin can damarı olması gerekirken, bugün çiftçinin elinden toprağını alan bir araca dönüşmüş durumda.
Borçlarını ödeyemeyen çiftçinin tarlası icra yoluyla satışa çıkarılıyor. İşte tam bu noktada devreye karanlık bir düzen giriyor.
Bazı organize yapılar, bankalardaki bağlantılarıyla bu arazileri değerinin çok altında topluyor.
Sonra ne oluyor?
Aynı arazi, aynı çiftçiye bu kez 20 kat, 30 kat fiyatla geri satılmak isteniyor.
Bu sadece bir ticaret değil.
Bu bir sömürü düzenidir.
İstanbul’da oturan, sahaya hiç inmeyen kişiler; avukatlar, aracılar ve organize ekipler üzerinden Doğu’nun, Güneydoğu’nun, Anadolu’nun en ücra köylerine kadar uzanıyor.
Bir ailenin, bir köyün, hatta kardeşlerin arasına fitne sokuluyor. Toprak üzerinden kavga başlatılıyor.
Daha da vahimi:
Bu araziler üretim için değil, finansal oyunlar için kullanılıyor.
Teminat gösteriliyor, krediye çevriliyor, tekrar tekrar sisteme sokuluyor.
Sonuç ne?
Çiftçi toprağını kaybediyor.
Arazi boş kalıyor, üretim duruyor.
Köyde huzur bozuluyor.
Türkiye kaybediyor.
Bu artık bireysel mağduriyetlerin ötesinde, milli bir güvenlik ve üretim meselesidir.
Devlete açık çağrıdır:
Bu yapılar araştırılmalı,
Banka içindeki bağlantılar ortaya çıkarılmalı,
İcra satış süreçleri şeffaflaştırılmalı,
satış köyde oturmayanlara satılmamalı,
Çiftçinin toprağı spekülasyon aracı olmaktan çıkarılmalıdır.
Toprak, bu milletin namusudur.
Ve o namus, birkaç fırsatçının insafına bırakılamaz.
Bugün müdahale edilmezse, yarın çok daha büyük sosyal ve ekonomik krizlerle karşı karşıya kalınacaktır."

TV04 Haber Merkezi