TÜİK raporu acı gerçeği ortaya koydu: Gelir kiraya gidiyor, boğazdan kesiliyor!
TÜİK 2025 verileri acı tabloyu ortaya koydu: Vatandaş barınabilmek için boğazından kısıyor! Bütçede konut ve kiranın payı yüzde 29,3'e fırlarken, gıdaya ayrılan pay geriledi. Düşük gelirli haneler ise gelirinin neredeyse yüzde 40'ını sadece kiraya ödemek zorunda kalıyor.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı 2025 yılı Hanehalkı Bütçe Araştırması sonuçları, vatandaşın geçim mücadelesini ve değişen harcama haritasını gözler önüne serdi. Veriler, artan konut fiyatları ve kira bedelleri karşısında ailelerin bütçelerinde köklü bir yapısal değişim yaşandığını kanıtlıyor. Bütçede aslan payını konut ve kira alırken, vatandaşın gıda harcamalarından kısmak zorunda kaldığı görülüyor.
İşte 2025 yılı bütçe araştırmasının çarpıcı detayları ve sokağın bu verilere yankısı:
Bütçenin Yeni Efendisi: Konut ve Kira
Verilere göre, hanehalklarının toplam tüketim harcamaları içinde en büyük payı konut ve kira giderleri aldı. 2024 yılında bütçenin %26’sını oluşturan konut ve kira harcamaları, 2025 yılında %29,3’e yükseldi.
Kira yükünün artmasıyla birlikte, vatandaşın en temel ihtiyacı olan gıdaya ayırdığı payda gerileme yaşandı. Gıda ve alkolsüz içecek harcamalarının payı %18,1’den %17,3’e düştü. Harcama sıralamasında ikinciliği ise %20,5 ile ulaştırma aldı.
En Düşük Pay Sağlık ve Eğitime
Vatandaşın bütçesinden en az pay ayırabildiği kalemler ise acı tabloyu pekiştirdi:
Sigorta ve Finansal Hizmetler: %0,8
Eğitim Hizmetleri: %1,8
Sağlık Harcamaları: %2,2
Mikrofon Vatandaşta: "Kira Ödeyince Mutfaktan Kısmaktan Başka Çare Kalmıyor"
Verilerin sahadaki karşılığını görmek adına, İstanbul’da geçim mücadelesi veren farklı gelir gruplarından vatandaşlara mikrofon uzattık.
Saliha Yılmaz (42, Tekstil İşçisi - Kiracı):
"TÜİK’in açıkladığı rakamlar bizim evde her ay birebir yaşanıyor. Geçen yıl maaşımızın neredeyse üçte birini kiraya verirken, bu yıl yarısından fazlası ev sahibine gidiyor. Mecburen pazardan, marketten kısıyoruz. Eskiden kiloyla aldığımız meyveyi şimdi taneyle alıyoruz. Çocukların üst baş ihtiyacını zaten unuttuk. Boğazımızdan kesip kiraya yatırıyoruz."
Murat Demir (29, Yazılımcı - Tek Yaşıyor):
"Tek başıma yaşıyorum ve maaşımın %40'tan fazlası sadece stüdyo dairemin kirasına ve faturalarına gidiyor. Sosyal hayat sıfırlandı. Dışarıda yemek yemek lüks oldu. TÜİK tek kişilik hanelerin bütçesinin %41'i kiraya gidiyor demiş, az bile demiş. Kendimize yatırım yapacak, eğitime, sağlığa bütçe ayıracak ne para kalıyor ne de derman."
Gelir Uçurumu Harcamalara Yansıdı: Zengin Ulaşıma, Fakir Kiraya Ödüyor
TÜİK raporu, gelir düzeyine göre harcama alışkanlıkları arasındaki derin uçurumu da net bir şekilde ortaya koydu.Harcama Kalemi En Düşük Gelir Grubu (%) En Yüksek Gelir Grubu (%) Konut ve Kira %38,7 %25,7 Gıda ve Alkolsüz İçecek %29,2 %12,4 Ulaştırma %8,6 %25,0
Tabloya göre; düşük gelirli bir hanenin bütçesinin neredeyse %68'i sadece barınma ve beslenmeye gidiyor. Buna karşılık yüksek gelir grubu, bütçesinin dörtte birini ulaştırmaya (araç alımı, yakıt, seyahat vb.) rahatça ayırabiliyor.
Hane Büyüdükçe Mutfak Yükü Artıyor
Araştırmada dikkat çeken bir diğer detay ise hane büyüklüğü oldu. Tek kişilik haneler bütçelerinin %41’ini konut ve kiraya ayırarak barınma krizini en derinden hisseden kesim oldu.
6 ve daha fazla kişiden oluşan kalabalık hanelerde ise konutun payı %24,4’e düşerken, boğaz sayısı arttığı için gıda harcamalarının payı %23,7’ye fırladı. Kalabalık aileler için kiranın yanı sıra tencereyi kaynatabilmek en büyük harcama kalemi haline geldi.
Uzman Yorumu: "Yapısal Bir Yoksullaşma Göstergesi"
Ekonomist Doç. Dr. Hakan Ali Sağlam, açıklanan verileri gazetemize şu sözlerle değerlendirdi:
"Bir ülkenin gelişmişlik ve refah düzeyini gösteren en büyük kriterlerden biri, bütçeden gıda ve barınmaya ayrılan payın düşüklüğüdür. Eğer bir toplumda bütçenin neredeyse %30'u kiraya gidiyor ve gıdadan kısılarak bu açık kapatılmaya çalışılıyorsa, orada ciddi bir 'yapısal yoksullaşma' var demektir. Özellikle düşük gelir grubunun bütçesinin %38,7'sini kiraya vermesi, bu kesimin eğitim, sağlık ve kültürel faaliyetlere bütçe ayıramaması anlamına gelir ki bu da sosyal hareketliliği bitirir, yoksulluğu nesilleştirir."
