Mehmet Beyoğlu

Ağrı'da küçük esnafın sessiz çığlığı

Mehmet Beyoğlu

Yıllardır Ağrı’da esnafın içinde olan, onların derdini birebir yaşayan biriyim. Bugün sizlere sadece bir temsilci olarak değil, bu şehrin sokaklarında emeğiyle ayakta kalmaya çalışan binlerce küçük esnafın sesi olarak sesleniyorum.

Ağrı’da küçük esnaf zor durumda. Bu artık bir tespit değil, acı bir gerçek. Her gün bir dükkânın kepenk kapattığı, bir esnafın “dayanamadım” diyerek mesleğini bıraktığı bir sürecin içindeyiz. Bunun en büyük nedenlerinden biri ise kurumsal zincir marketlerin ve büyük mağazaların yarattığı haksız rekabettir.

Bugün büyük zincirler, ürünleri doğrudan üreticiden, tonlarca alım gücüyle temin ediyor. Bizim toptancıdan aldığımız fiyat, onların raf satış fiyatından bile yüksek. Böyle bir ortamda küçük esnaf nasıl rekabet etsin? Bu yarış zaten baştan eşitsiz başlamıyor mu?

Eskiden her sokağın bir bakkalı, bir kırtasiyecisi, bir züccaciyecisi vardı. Şimdi ise zincir marketler “her şey dahil” sistemiyle gıdadan elektroniğe kadar her ürünü satıyor. Bu durum, yıllarca o işi yapan esnafın ekmeğini elinden alıyor. Bir kampanya yapılıyor, bir ürün maliyetinin bile altına satılıyor ve o gün o sektördeki küçük esnafın bir aylık kazancı yok oluyor.

Daha da önemlisi, bu büyük firmaların şehir ekonomisine katkısı da tartışmalıdır. Çünkü kazandıkları paranın büyük bölümü bu şehirde kalmıyor. Yerel esnaf ise kazandığını yine bu şehirde harcıyor, bu şehrin insanına kazandırıyor.

Sorun sadece fiyat da değil. Zincir marketler haftanın her günü, geç saatlere kadar açık. Esnaf ise ya dinlenmekten vazgeçecek ya da müşteri kaybedecek. Bankalarla yapılan özel anlaşmalar sayesinde düşük komisyonlarla taksitli satış yapan bu firmalar karşısında, küçük esnaf yüksek POS kesintileriyle ayakta kalmaya çalışıyor. Üstelik onların güçlü lojistik ağları varken, bizim stok maliyetimiz her geçen gün artıyor.

Buradan açıkça çağrıda bulunuyorum: Ticaret Bakanlığı bu duruma acilen çözüm bulmalıdır. Küçük esnaf korunmalıdır. Çünkü küçük esnaf yok olursa, sadece dükkânlar kapanmaz; mahalle kültürü yok olur, şehir ekonomisi zayıflar, sosyal hayat zarar görür.

Peki ne yapılmalı?

Öncelikle Perakende Yasası güncellenmeli. Zincir marketlerin şehir merkezlerindeki yoğunluğu ve sattıkları ürün çeşitliliği sınırlandırılmalı. Küçük esnafın bir araya gelerek kooperatifleşmesi desteklenmeli. Dijitalleşme için devlet teşvikleri artırılmalı. Ve en önemlisi, vatandaşlarımız alışveriş tercihlerinde yerel esnafa sahip çıkmalıdır.

Unutmayalım; küçük esnaf sadece ticaret yapan bir kesim değildir. Küçük esnaf, bir şehrin ruhudur.

Eğer bugün sahip çıkmazsak, yarın o ışıklar bir bir sönecek. Ve biz, sadece bir esnafı değil, bir kültürü kaybedeceğiz.

Yazarın Diğer Yazıları