• Haberler
  • Diğer
  • Savcı Sayan'dan 'beyaz tülbent' tepkisi: 'Bu bir zihniyet ifşasıdır'

Savcı Sayan'dan 'beyaz tülbent' tepkisi: 'Bu bir zihniyet ifşasıdır'

Ağrı eski Belediye Başkanı Savcı Sayan, beyaz tülbentle alay edilmesine sert çıktı: 'Bu Anadolu'ya, annelere ve ülkenin namusuna hakarettir.'

Ağrı eski Belediye Başkanı Savcı Sayan, beyaz tülbent üzerinden yapılan bir paylaşıma sert tepki gösterdi. Sayan, yaptığı açıklamada beyaz tülbentin Anadolu’nun onuru, geleneği ve namusu olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

BEYAZ TÜLBENTE DİL UZATMAK, ANADOLUYA DİL UZATMAKTIR..
Beyaz tülbentli Anadolu kadını, bu toprakların sessiz ama en güçlü direncidir.
Tarih boyunca üzerine düşen her görevi şikâyetsiz, pazarlıksız, dimdik yerine getirmiştir.
Gün gelmiş tarlada alın teri dökmüştür,
gün gelmiş ahırda hayvanına bakmıştır,
gün gelmiş cephede mermi taşımış, yaraları sarmış, vatan savunmuştur.
O kadın; kocasını, çoluğunu, çocuğunu rahat ettirmek için kendinden vazgeçmiş,
köyünü korumuş, tarlasını korumuş, namusunu, bayrağını, toprağını korumuştur.
Beyaz tülbent, cehaletin değil izzetin simgesidir.
Anadolu kadını bu ülkenin temel taşıdır, direğidir, mihenk taşıdır.
Beyaz tülbent, bu ülkenin namusudur.
Anadolu kadınının alın teridir, edebidir, hürriyetidir.

Ben Ağrı’da belediye başkanıyken, beyaz tülbentli analarımızdan oluşan bir grup kurduk.
Bu sadece bir grup değil, bir vicdan hareketiydi.

O beyaz tülbentli analarımızla birlikte;
Diyarbakır annelerimizin yanında durduk,
Maraş’ta depremde kardeşlerimizin yarasını sardık,
Ayasofya’nın açılışında İstanbul’daydık,
Eren Bülbül’ün annesinin yanında, mezarı başında dua ettik.

Ağrı’dan yola çıkan bu beyaz tülbentli anneler;
acının olduğu her yerde,
zulmün olduğu her yerde,
annelerin gözyaşının aktığı her yerde saf tuttu.

Beyaz tülbentli anneler hareketini Ağrı’da başlatan biri olarak söylüyorum:
Beyaz tülbent; bizim için bu ülkenin geleneğini, göreneğini, geleceğini, terbiyesini ve edebini simgeler.
O yüzden bizim için bayrağımız kadar değerlidir.

Mehmet Emin Korkmaz’ın, Mihalgazi Belediye Başkanımız Sayın Zeynep Güneş’in tülbentiyle alay etmeye kalkması; bir gaf değil, bir zihniyetin ifşasıdır.
Bu; alçaklığın, onursuzluğun, Anadolu’dan kopmuşluğun açık ilanıdır.

Çünkü Anadolu insanı ekmeksiz yaşamayı göze alır;
ama hürriyetsiz yaşamayı asla kabul etmez.

Çanakkale’de bir tas hoşafla direnenler,
hürriyeti dert etmeseydi gider İngiliz donanmasına sığınır, en iyi şartlarda yaşardı.
Ama satmadılar vatanlarını.
Satmadılar namuslarını.
Satmadılar analarını.

Bugün beyaz tülbente dil uzatanlar, işte o gün satabilecek olanların zihniyetidir.
Bu zihniyet; Anadolu’yu küçümseyen, Anadolu insanını hor gören,
ama utanmadan “kardeşlik” nutukları atan bir zihniyettir.

Mihalgazi Belediye Başkanımıza yapılan bu saygısızlık,
yalnızca bir kişiye değil;
bu ülkede yaşayan milyonlara,
annelerimize, ninelerimize,
cephede eşiyle, kardeşiyle omuz omuza savaşan Anadolu kadınlarına yapılmıştır.

Bu;
Nene Hatun’a hakarettir,
Kara Fatma’ya hakarettir,
isimsiz kahraman tüm Anadolu kadınlarına hakarettir.

Ve şunu herkes bilsin:
Bu Anadolu insanı, en zor şartlarda bile kime sahip çıktığını bilir.

Ekonomi bozulur, geçim zorlaşır;
ama insanlar şunu bilir:
Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan,
bu milletin güvencesidir,
bu ülkenin bekçisidir.

O yüzden destek verirler.
O yüzden vazgeçmezler.

Çünkü bu millet şunu söyler:
“Ekmeksiz yaşarız ama
hürriyetsiz, ülküsüz, geleneğinden kopmuş bir hayatı kabul etmeyiz.”

Mehmet Emin Korkmaz büyük bir çam devirmiştir.
Bu milletin annesine, Anadolu’nun namusuna dil uzatmıştır.
Bunun adı mizah değil, bunun adı hakarettir.
Bunun adı siyaset değil, bunun adı hadsizliktir.
Ve bu millet,
annesine dil uzatanı asla unutmaz.”

TV04 Haber Merkezi
WhatsApp İhbar Hattı
0546 426 37 38
ÇEKİN, GÖNDERİN, YAYINLAYALIM!